Revolution in South Asia

An Internationalist Info Project

Turkish Translation: Katmandu Toplantısı, proletaryanın bir zaferi

Posted by Mike E on September 15, 2009

Nepal_maoist_womenThe following is a Turkish translation of The UCPN(M)’s Paris Height Meeting, a victory of the proletariat by Basanta, central committee member, Unified Communist Party Nepal (Maoist). The English version originally appeared on the re-opened Red Star website. (Special thanks to the Turkish translator team.)

Katmandu Toplantısı, proletaryanın bir zaferi

Indra Mohan Sigdel (Basanta)
BNKP(Maoist) Merkez Komite Üyesi

Partimiz, Birleşik Nepal Komünist Partisi(Maoist)’in Katmandu’da yapılan Merkez Komite Toplantısı bir süre önce sonuçlandı. Bu toplantı, Nepal devrimi bir dönüm noktasındayken organize edildi. Bu nedenle, tüm dünya halkları bu toplantının sonuçlarıyla yakından ilgilendiler. Emperyalistler, yayılmacılar ve dünya üzerindeki her türlü gericiler, partimizin bir bütün olarak reformist bir rotayı kabul etmesini, bu gerçekleşmezse en azından bölünmesini istediler. Büyük medya kuruluşları tasarımlarının gerçekleşmesi için bir sürü para harcadılar. Öte yandan, uluslararası işçi sınıfı ve dünya üzerindeki tüm ezilen kitleler, partimizin doğru bir ideolojik ve siyasi çizgi geliştirmesini ve aynı zamanda emperyalizm ve uşaklarına karşı savaşmak için öncekinden daha birleşik ve güçlü kalmasını istediler.

Uluslararası proletaryanın arzuladığı gibi, aynı anda doğru bir ideolojik-politik hat oluşturmak ve parti birliği bozulmadan tümüyle korumak, bu toplantı için çok kolay bir iş değildi. Bu tabii ki genel olarak, düşünme tarzında bariz farklar olan Merkez Komite üyelerine özel olarak ise başlıca liderlere verilen çetin bir görevdi. Öncesinden farklı olarak, üst düzey liderler de dahil olmak üzere pek çok Merkez Komite üyesi, partinin devrimci bir hat oluşturup aynı zamanda birliği koruması konusunda şüpheliydiler. Sonuç olarak, bu toplantıdaki tüm Merkez Komite üyeleri iki ağır sorumluluk yüklenmişlerdi. İlk olarak doğru bir çizgi inşa etmek ve ikinci olarak parti birliğini eskisinden daha sağlam olacak şekilde geliştirmek.

Toplantıda; öncelikle Siyasi Büro toplantısında, sonra ise öncekinin devamı olan Merkez Komite toplantısında su yüzüne çıkan iki çizgi mücadelesi, esas olarak demokratik cumhuriyetin nasıl oluşturulacağı ve Nepal’deki stratejik saldırının bu aşamasında asgari hedefleri gerçekleştirmek için hangi adımların atılacağı üzerine yoğunlaştı. Merkez Komite toplantısı, doğru bir ideolojik-politik hattın kabulü Nepal halkını yeni demokratik devrimin muzaffer sonuna taşıyacakken, yanlış olanın ise ya bütün partiyi reformizmin tuzağına düşüreceği ya da düşmanın ulusal ve uluslararası kuşatmasını hafifletmek adına (partiyi çn.) bozguna uğratarak uzaklaştıracağı böyle zorlu bir durumda gerçekleştirildi. Bu durum, şaşırtıcı biçimde tüm Merkez Komite üyelerini sorumluluklarında ciddileştirdi.

Ne var ki, devrimci bir çizgi formüle etmede belirleyici olan kişinin sorumluluğu ve samimiyeti değildir. Ama kişinin düşünme yolu, onun somut durumu analiz ederken diyalektik materyalizmi uygulamasını, böylece politik olarak buna uygun hareket etmek için bir çizgi geliştirmesini olanaklı kılar. Bu yüzden, bu merkez komite toplantısında çeşitli hatalı ideolojik eğilimlere, özellikle de günümüz komünist hareketindeki temel tehlike olan sağ oportunizme karşı güçlü bir ideolojik ve politik mücadele vardı.
Meşgul olduğumuz çizgi mücadelesi, mevcut nesnel durumun bariz sonuçlarıdır. Merkez komitenin Ekim 2005’te Chungwang toplantısında kabul ettiği demokratik cumhuriyet taktiği, başarılı olmuş ve bunu kurucu meclis seçimleri ile 29 Haziran 2007’de Nepal Federal Demokratik Cumhuriyeti’nin ilanı takip etmişti. Cumhuriyetin ilan edilmesi ile birlikte (daha sonra değil) sıradaki politik taktiğin ve bir dizi sınıf mücadelesinin geliştirilmesi ve başarılması partimiz açısından gerekliydi. Her ne kadar Kasım 2008 Kharipati toplantısında yeni bir taktik, Federal Demokratik Ulusal Halk Cumhuriyeti taktiği belirleyip mücadele programları hazırlasak da daha sonra hükümet adına, halkın çıkarına bir takım programlar dışında, toplantıda üzerinde çalışılan sınıf mücadelesindeki hedeflerine esasta ulaşamadı, bunun yerine uzun bir dönem boyunca, Temmuz 2009’daki Katmandu toplantısına kadar, günlük işlere angaje oldu. Bu durumda, bu sorunları toplantıda keskin bir şekilde su yüzüne çıkarmak kaçınılmazdı çünkü bunlar partinin genel ideolojik politik çizgisiyle ilintiliydi.

Strateji ve taktik, devrimci bir çizginin iki temel veçhesidir. Strateji, verili toplumun temel çelişkilerini çözmek için kabul edilir oysa taktik, belirli bir durumdaki esas çelişkiyi çözmek için kabul edilir. Kısacası köklü tüm sorunları çözmek için ele alınan tüm taktiklerin toplamı bir strateji yapar. Bu anlamda, satrateji ve taktik diyalektik ilişki içerisindedir, bir varlığın bütünü ile parçasının olduğu gibi. Bu ikisinin arasına hiçbir şekilde bir Çin Seddi inşa edilmemelidir. Bunu anlama ve bu ikisi arasındaki karşılıklı ilişkiyi kurmada hata yapmak, kimi zaman devrimci kampta haksız ve sakınılabilir bölünmelere ve bazen sınıf çıkarları birbiri ile aynı olmayan sınıflar arasında ilkesiz uzlaşmalara yol açtı.

Daha önce söylendiği gibi, Chunwang toplantısında karar altına alınan demokratik cumhuriyet taktiği, federal demokratik cumhuriyetin kurucu meclis tarafından resmen yürürlüğe konmasıyla zaten sonuçlandı. Taktik politik hedef başarıldığı zaman artık yedi parlamenter parti ve bizim partimiz arasında yapılan 12 maddelik anlaşmanın tarif ettiği taktik ittifak da eskimiş oldu. Buna karşın partimiz bir yıldan fazla süre boyunca, bunu doğru bir şekilde açıklamakta kararsız kaldı, proletaryanın öncülüğünde demokratik halk cumhuriyetini kurmaya ilerlemek için hiçbir kapsamlı ideolojik, politik çizgi ve doğru taktik slogan olmadan, esasta karanlıkta el yordamıyla yürüdü. Eğer bu duruma Marksist-Leninist-Maoist bir yolla eğilinseydi, Chunwang toplantısında kararlaştırılan demokratik cumhuriyet taktiğinin, yeni demokratik devrim stratejisini yediği ufukta görünüyordu. Bu iki çizgi mücadelesinin yoğunlaştığı temel ideolojik sorundu.

Her varlık gibi partimiz de, birliğin koşullu, geçici ve tali, mücadelenin ise esas olduğu bir karşıtların birliği ve mücadelesidir. Ne mücadeleden kaçılabilir ne de parti içerisinde monolitik bir birlik olabilir. Olan şudur, insanlar mücadele seyri içinde fikirlerini değiştirirler ve böylece bağıl (rölatif çn.) değişim geçirirler. Her, iki çizgi mücadelesi, sadece değişim olduğunda birliği daha üst seviyede sağlamlaştırır. Ancak bizim bu mücadele yoluyla hedeflediğimiz, bağıl değişim ve bağıl birliktir, daima değişim ve birlik değil. Önceki ideolojik pozisyonumuzda bir değişim yaşamasaydık böyle bir birlik mümkün olmazdı.

Bağıl değişim ve birliğin takip ettiği tam ve keskin fikir mücadelesi sadece partimizin merkez komite toplantısının sonunda doğru bir çizgiye ulaşmasını sağlamadı aynı zamanda partiyi öncekinden daha fazla merkezileştirdi ve birleştirdi. Yeni demokratik devrimi tamamlamak için ilerleme yolunu garanti altına alan kapsamlı ideolojik politik çizgiyi ve buna uygun eylem planını oy birliği ile geliştirme başarımızın arkasındaki neden bu yolla sağladığımız ideolojik birlikti.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

 
%d bloggers like this: